|
SON DAKİKA
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Eskiden soba başına toplanırmış cemil cümle, çoluk çocuk...
Tv yok, radyo yok, sadece gecenin kör karanlığı ve sobada yanan odunun çıtırtıları..
Dört gözle beklenirmiş masalcılar.
Anlattıkça dinlemek, dinledikçe masal dünyasının içine dalmak, belki de kendi masallarını yaratmak için, kim bilir?
Masalcı gelir, en müstesna köşeye oturur, bağdaşını kurar, çocukların, amcaların, dedelerin, ninelerin, teyzelerin, ablaların, abilerin gözleri ışıl ışılken başlarmış;
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, keçiler berber iken, develer tellal iken, mandalar hamal iken, horozlar imam iken. Ben dedemin beşiğini, tıngır mıngır sallar iken zamanın birinde birbirine tıpa tıp benzeyen iki kız kardeş varmış. Yaşları küçük, umutları büyük, hayalleri sınırsızmış. Bunu böyle yapan birtanecik anneleri ve babalarıymış. Yıllardan bir yıl bitiyor, yeni bir yıla giriyorlarmış. Evlerinde oturmuş ailecek yeni gelen yılı televizyonda her yıl seyretmesi moda olan Nesrin TOPKAPI ile kutluyorlarmış. Sehpada meyveler çerezler, sobanın üzerinde kestaneler, ışıklar kapalı ve sıcacık bir odanın içinde. Çok şey istememeyi bilirlermiş bu kardeşler. Bir sürü istekleri varmış yılbaşı hediyesi olarak… Birer spor ayakkabı mesela ya da Manifaturacı Ali’de gördükleri o kırmızı kazak veya geçen gün arkadaşlarının elinde gördükleri içine kaset konulup kulaklıkla müzik dinlenilen o alet… Ama yine de her ne hediye gelirse gelsin ailelerinin onlar için ellerinden geleni yaptıklarını bildikleri için sevineceklerini de biliyorlarmış… O yıl da sıra yılbaşı hediyelerini almaya gelince, annesi ve babası birer küçük paket çıkarmışlar. İçinde üstünde adları yazılı kırmızı kapaklı birer ödev bloknotuymuş bu. Çok sevinmişler. Hemen annelerinin babalarının ellerini öpüp, birbirlerine birbirinin tıpatıp aynısı olan bloknotlarını göstermişler mutlulukla. Gece saat tam 12’yi vurunca kapı çalmış. Gelen elinde bir paket ile babalarının bir arkadaşıymış. Babaları paketi almış ve kızları çağırmış yanına “biliyorum bunu çok istiyordunuz, ama paramız bir tanesine yetti, birbirinizi üzmeyip ortak kullanacaksınız söz verin” demiş. Kızlar, merakla küçük pakete bakıp söz vermişler. Babaları “mutlu yıllar” dileyip paketi kızlara vermiş. İçinden bir adet walkman çıkmış. Kızlar sevinçten çıldırmışlar, daha önceki hediyeleri aldıklarındakinden daha coşkulu annelerinin babalarının boyunlarına sarılmışlar, sabahı, sırayla walkmandan gelen müzikleri dinleyerek etmişler… Bu onların hayallerinin gerçekleştiği ilk yılbaşı imiş… Evet, yıllar oldu ama aklımdan hiç çıkmayan ve “yılbaşı kutlaması” dendiğinde aklıma ilk gelen anı budur. Ve evet, bu benim hayallerimin gerçekleştiği –hatırlayabildiğim- ilk yeni yıl hediyesidir…
Sevgili dostlarım, arkadaşlarım, sevdiklerim, değerlilerim, yeni bir yıla nasıl gireceksiniz bilmiyorum. Belki arkadaşlarınızla çılgın bir partide saymaya başlayacaksınız 10, 9, 8.. diye, belki ailenizle birlikte pijama, divan, televizyon ritüelini gerçekleştireceksiniz, belki de yalnız, kulağınızda en sevdiğiniz müzikler çalarken mum ışığında havai fişek avcılığı yapacaksınız… Belki de hiç kutlamayacaksınız bile.. Ama her nerede ve nasıl olursa olsun, yaşanmış, yorgun bir yılın kucağından yepyeni bir yıla girerken;
Dilerim, “bir varmış bir yokmuş” insanları hiç ama hiç hayatınızda olmaz..
Dilerim, “dost” dediğiniz insanlar hep “dosdoğru dost”larınız olsun..
Dilerim, her yeni gün hayal kırıklıklarına gözlerini kapasın…
Dilerim, yatağınıza yatıp gözlerinizi kapattığınızda dudaklarınızda hep bir tebessüm olsun…
Ama en önemlisi ve gerçekten en önemlisi,
Dilerim umutlarınızın hiç tükenmediği bir yıl yaşarsınız…
Mutlu olun.
Mutlu kalın.
Bu makale 1292 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
YAZARLAR
Tümü
HAVA DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
|
|